Organize Sanayi Bölgeleri (OSB’ler), sanayi faaliyetlerinin yürütülmesi için yetkili idarelerce belirlenen ortak kullanım alanlarıdır. Bu alanlar; çevre ve insan sağlığını korumak, yerleşim yerlerine olan olası etkileri en aza indirmek ve sanayicilerin daha kontrollü bir üretim ortamında faaliyet göstermelerini sağlamak amacıyla genellikle şehir, kasaba veya köy merkezlerinden uzakta konumlandırılır.
Bu planlı yapıların temel hedefi; çevresel etkiyi sınırlamak, üretim-çevre uyumunu sağlamak ve insan sağlığına zararlı olabilecek riskleri kontrol altında tutmaktır. Bununla birlikte, OSB’lerde faaliyet gösteren firmaların özünde, üretim süreçlerini sürdürebilmek için lojistik destek (hammadde, gıda, insan gücü vb.) gerekliliği bulunmaktadır.

OSB’lerin bulunduğu konum itibarıyla yerleşim alanlarından görece uzak olması, lojistiğin de güvenli ve etkili bir biçimde yürütülmesi zorunluluğunu doğurur. Bu bağlamda, özellikle tehlikeli maddelerin sevkiyatı, hem çevresel hem de insan sağlığı açısından özel bir risk teşkil etmektedir.
Tehlikeli maddeler, üretim süreçlerinde hammaddenin bir parçası, yan ürün veya atık olarak OSB’lere gelir veya OSB’lerden çıkar. Bu sürecin güvenli şekilde yürütülmesi için Türkiye’de ilgili mevzuat çerçevesinde özellikle “Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik” ve buna bağlı düzenlemeler uygulanmaktadır.
Organize Sanayi Bölgelerinin sürdürülebilir ve güvenli sanayi üretimi yapabilmesi; yalnızca çevre ve insan sağlığını korumakla kalmaz; aynı zamanda lojistik süreçlerin (özellikle tehlikeli madde taşımacılığı) yasal mevzuatla uyumlu şekilde yürütülmesini zorunlu kılar.
Bu bağlamda:
✔ OSB’lerde faaliyet gösteren firmalar, TMFB ve uygun TMGD hizmeti ile faaliyetlerini düzenlemek zorundadır.
✔ Tehlikeli madde mevzuatı, sadece karayolunu değil, deniz yolu ve yükleme güvenliğini de kapsayacak şekilde genişlemiştir.
✔ Denetimler ve yaptırımlar etkin şekilde uygulanmaktadır.